->
Makale Adı: Anaokulu uyum süreci
Makaleyi bizimle paylaşan üyemiz :Psikolog Eda GÖKDUMAN
Okul öncesi dönem çocuğunuzun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi açısından yaşamında çok büyük bir yer tuttuğunu biliyor muydunuz? Bu dönemde çocuğunuzun kişiliğinin %80 i oluşmaktadır. Bu nedenle anaokulu döneminde ilk sosyalleşme sürecini yaşayan çocuğunuzun bu dönemi sağlıklı geçirmesi çok önemlidir.
Anaokuluna alışma dönemi bazı çocuklar için çok sancılı geçmektedir. Çocuğun ilk güven duyduğu obje annedir, sonrasında baba ve bakımı ile ilgilenen anneanne, dede, hala vb kişilerdir. Alıştığı kişilerden sonra başka insanlara güvenmek, dış dünyaya açılmak çocuk için zor bir süreç olacaktır. Bu sürecin zor geçtiğini en çok gözlemlediğimiz aile yapıları aşırı koruyucu- kollayıcı tutum sergileyen anne ve babalardır. Bu tip ailelerde çocuk bireyselleşmeyi sağlayamaz çünkü çevresindeki kişiler yoğun endişelerinden dolayı ya da o henüz küçük diye buna bir türlü izin vermemektedir. Büyüyen her çocuk bireyselleşmek için çaba gösterir, çevresini merak eder, dokunur, yürümek için çaba gösterir ve yürür, yürüyerek ulaşabildiklerinin sayısı artar ve daha çok merakı artar, istediklerini yapmak için sizinle inatlaşır ve kendini ortaya koyar, tüm bunlar çocuk için bir bireyselleşme çabasıdır.
Çocuğun anaokuluna başlama sürecinde sadece çocuk değil annenin de duygusal olarak hazır olması gerekir. Çocuğun ayrılırken duygusal olarak annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi anaokuluna uyum sürecini zorlaştırmaktadır. Çoğunlukla karşılaştığımız durum annelerin çocuklarının ağlamalarına dayanamadıkları noktada onları anaokulundan alma davranışı göstermeleridir. Bu tutum çocuğun gelişimi için oldukça tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle annenin duygusal olarak bu kısa süreli ayrılık sürecine hazır olması ya da iki tarafın ayrılık anksiyetesi yaşamaması için kurum psikoloğu ile birlikte hareket edilmesi gerekir.
Anaokulu öncesinde uyum sürecini kolaylaştırmak için oyun grupları oldukça yararlı olmaktadır. Kısa sürelerle başlayan ayrılıklar zamanla daha uzun sürelere yayılmakta ve çocuğun endişesini azaltmaktadır.
Anne – babanın çocuğun içinde bulunduğu yaş itibariyle ayrılık kavramına zihinsel olarak hazır olmadığının farkında olması gerekir. “Sadece 1 saat oyna sen ben hemen gelicem ” ya da “ Eve kadar gidip gelicem “ ifadesini bir yetişkin gibi algılayamaz, “annem beni bırakıp gitti, bir daha gelmeyecek” olarak algılar ve yoğun endişe yaşar . Bu nedenle anaokuluna uyum sürecinde ilk günlerde annenin de okulda kalması yararlı olacaktır. Çocuk anneyle aynı sınıfta durma ihtiyacı duyuyorsa o oyun oynarken anne bir köşede kitap, dergi vs okuyabilir, zamanla uzaklaşma ve güven çalışmalarına devam edilmesi yararlı olacaktır. Annesinin okulda olduğunu hisseden çocuk kendini daha rahat hissederek oyunlara katılacak ve birlikte olduğu öğretmenine, arkadaşlarına güven duyacaktır. Anne ve öğretmen birlikte hareket etmeli ve zamanla anaokulundaki gereksinimlerin karşılanması anneden öğretmene geçmelidir.Öğretmenine güven duyan bir çocuk zamanla annenin yokluğundan kaygı duymayacak, okula- arkadaşlarına uyum sağlayarak sağlıklı bir sosyalleşme süreci geçirmiş olacaktır.
Uzun süre okula adapte olamayan ve yoğun kaygılar yaşayan bir çocuğun anaokuluna gitme konusunda zorlanmaması gerekir. Çocuğun duygularının ve okulla ilgili düşüncelerinin çok iyi algılanması gerekir. Bu çocuk için travmatik bir olay olabilir ve farklı psikolojik problemler yaşamasına zemin hazırlayabilir. Bu çocuğun henüz okul yaşamına hazır olmadığını gösterir. Böyle bir durumda bir uzmanla hareket edilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Anaokulu seçerken bir takım noktalara özellikle dikkat edilmesi gerekir. Anaokulunu seçerken çocuğun fikrinin alınması birincil şarttır. Orayı sevmesi ve kendini orada iyi hissetmesi önemlidir. Anaokulunda verilen eğitimin kaliteli olması , personelin konu ile ilgili olarak iyi yetiştirilmiş olması, hijyen ve güvenliğin sağlanması, kurumda bir psikolog bulunması da dikkat edilmesi gereken noktalardandır. Size düşen görev ise öğretmeni ve diğer anaokulu çalışanları ile iletişimizi sürekli olarak sürdürmeniz ve birlikte hareket etmeniz.
örnek ne kadar fazla olursa bizim işimiz o kadar kolay olur
merhaba
daha yeni yeni anlıyorum
benim 5 yasında bir oğlum var bugün anasınıfına kaydını yaptırdım ama ondan nasıl ayrılacagım nasıl ayrı kalacagız endişesi simdiden beni telaslandırmaya basladı. Ya ayrılamassak ya uyum saglayamassa okulların acılmasına üç ay var ama bu sıkıntı beni öldürecek .Okul tercihi bile yapaken bölgedeki tüm okulları gezdik ögretmenleri tek tek arastırdım ne zor şeymiş anne olmak
ben anasınıfı öğretmeniyim çocuğun okula alışma sürecinde öncelikli olarak anne baba kararlı ve tutarlı olmak zorundadır öyle velilerim varki çocukla birlikte ağlıyor bunu gören çocuk nasıl okula alışır,aile okula gelmiş kendimi çocuğumu okula gönderdiğim için suçlu hissediyorum,vicdan azabı çekiyorum diyor onları anlamaya çalışıyorum ama ailelere çok görev düşüyor ben bu süreçte velilerle birlikte hareket ediyorum çocuk okulda önce bir saat geçiriyor sonraki gün iki saat…su süre sonra artıyor geçen sene bir dönem boyunca ağlayan çocuğum vardı oda pes etmedi bende ailede sonunda başardık çocuğumuz şimdi mezun oldu…benim tavsiyem öğretmeniyle birlikte hareket etmek ve öğretmene güvenmektir…
Benim 22 aylık bir kızım var. 7 aylıkdan itibaren çalışma hayatıma geri döndüm ve bugüne kadar ona babaanne-anneanne-hala baktı.Ama çocuğum onların aşırı korumacı tavırları yüzünden emeklemedi, geç yürüdü, hatta kendi başına oturup kalkmaya bile yeni başladı. Fiziksel aktivitesi zayıf bir çocuk oldu. Belki karakterinin de bunda etkisi vardır ama şimdi benim bazı endişelerim var. Doktoru istemese de 2 yaşında kreşe vermek istiyorum artık aşırı korumacılık istemiyorum. Ama kreşte travmaya maruz kalır, kendisini koruyamaz başına birşey gelir mi diye de çok üzülüyorum. Kuzu gibi yetiştirip ilerine koyun gibi güdülmesini istemediğim için bu riske girmeye karar verdim. Ama endileşerimin ne derece haklı olduğunu/olmadığını bilmek istiyorum.
Merhaba, ben okul öncesi öğretmeniyim.Çocukların 3 yaşına kadar anne yanında kalmaya ihtiyacı vardır.3 yaşından sonra, sosyal çevre çocuklar için devreye girer,artık anne değil anneyle birlikte başka kişilere de, bir çevreye ihtiyaç duyar.O yüzden kızınızı 2 yaşında kreşe vermeniz pek doğru olmaz diye düşünüyorum.3-4 yaşlarında vermeniz çocuğunuz için daha doğru olacaktır.Bu konuyu biraz daha düşünüp araştırmanızı tavsiye ederim.
mrb ben 3,5 yıllık okulöncesi öğretmeniyim.evet sizlerin de söylediği gibi anaokuluna başlama döneminde anne-babalar ve çocuklar arasında bazı sıkıntılar yaşanabilmekte.Ancak bu devrede özellikle anneye bağlılık çok olduğu için çocuğu okula uyum sürecine alıştırmak hem öğretmenin hem de ailenin elinde.okulöncesi dönem 3-6 yaş arasıdır.çünkü ancak bu yaşlarda kendini koruma ve daha iyi ifade etme kapasitesine erişmektedir.okula uyum sürecinde annenin çocuğun yanında bir süre durması yine öğretmen gözetiminde sorun yaratmamaktadır.bu çocuğun kendine olan güvenini kazanmasını sağlar ve zamanla okula alışır.önemli olan özellikle anne-babanın kendi endişelerini çocuğa yansıtmamalarıdır.şu unutulmamalıdır ki;anaokulunda çocuk kişilik gelişiminin yüzde 80 ini tamamlar.herkese başarılar…