Gelecek eğitim öğretim yılından itibaren, yüzde 53′ün üzerinde başarı sağlanan çok sayıda ilde daha, okul öncesi eğitimin zorunlu olacağını söyleyen İnanlı, “2012-2013 itibariyle ise ülke genelinde 5 yaş için okul öncesi eğitimin zorunlu olmasını planlıyoruz.” dedi. Bugüne kadar okul öncesi eğitimin Türkiye’de doğru bir şekilde anlatılamadığını belirten İnanlı, “Yıllarca okul öncesi, çalışan annelerin, maddi durumu daha iyi olan ailelerin çocuklarının gittiği bir kurum olarak algılanmış. Benim eşim çalışmıyor, ya da anneannesi bakıyor ne gerek var, diye düşünülmüş. Ancak artık halkımız uyandı, okul öncesinde de eğitim verildiğine inandı. Aileler, verilen eğitimi, eğitimden sonra çocuktaki değişimi iziyor. Benim çocuğum da gitsin diyor.” diye konuştu. Okul öncesi eğitimi alan çocukların, Türkçeyi daha iyi kullandığına dikkat çeken İnanlı, şöyle devam etti: “Çocuk, Türkçeyi daha doğru kullanarak ilk öğretime geliyor. Eşit şartlarda başlıyor. Bunu almadığı zaman birisi dil biliyor, birisi bilmiyor, özellikle Doğu’da, Güneydoğu’da. Eşit şartlarda eğitime başlamıyor, hep geriden geliyor. Öğretmen ikilemde kalıyor. Dil bilen var, bilmeyen var, onunla mı ilgilenecek, bununla mı ilgilenecek. Bu, ortadan kalkıyor.” Okul öncesi eğitimin, okula devamsızlık problemini de ortadan kaldırdığını dile getiren İnanlı, “Diğer akranlarından daha uzun süre eğitim süreci oluyor. Özellikel bu eğitimi alan çocuklar yüzde 98 üniversitede başarılı oluyor. Başarısı, ilköğretimde, ortaöğretimde değil, üniversitede çıkıyor. Mesela kredi kartı kullanmayı onlar daha iyi yapıyor, hesaplı kitaplı gidiyor.” şeklinde konuştu. (daha fazla…)