
Parlakbir kağıttan tacı yapın ve şeride yapıştırın. Yıldızı kesip simle süsleyin ve bir çubuğa yapıştırın

Parlakbir kağıttan tacı yapın ve şeride yapıştırın. Yıldızı kesip simle süsleyin ve bir çubuğa yapıştırın
Erken çocukluk gelişimini desteklemek açısından çocukla ilgilenecek yetişkinin, hangi konulara dikkat etmesi ve nasıl hareket etmesi gerektiği hususunun iyi bilinmesi önem taşımaktadır. Çocuğu desteklemek için yetişkinin özellikle aşağıdaki konulara dikkat etmesi gereklidir:
A -Çocuk ile doğru iletişim kurma,
B -Çevre düzenlenmesi,
C -Sağlık, güvenlik ve beslenme,
D -Duyu eÄŸitimi,
E -Beden geliÅŸimi (bebek cimnastiÄŸi),
F -Tuvalet ve temizlik eÄŸitimi,
Bunların başarılması için belirtilen konularla ilgili örnekler aşağıda sunulmuştur.
-Bebekle yüz yüze ve teke tek ilişki kurulmalı, konuşurken göz kontağı kurulmaya ve ses tonunun yumuşak olmasına dikkat edilmelidir .
-Bebek beslenirken, altı ya da giysileri değiştirilirken yapılan işler hakkında sürekli konuşulmalıdır. Çocuğun anlayamayacağı düşünülmeli, onunla bol bol konuşulmalıdır.
-Bebekle konuşurken onun çıkardığı seslere cevap verilmeli, dinlenmeli, çıkardığı sesler taklit edilmelidir.
-Bebekle her fırsatta konuşulmalı, ona şarkı söylenmeli, parmak oyunları oynanmalı, basit hikayeler anlatılmalı veya okunmalıdır.
-Bebek, isteklerini ya da duygularını ağlama ve vücut hareketleriyle belli eder. Bu nedenle, ağlamasına kayıtsız kalınmamalı, kucağa almaktan, şımartmaktan çekinilmemelidir.
-9′uncu ay, bebeklerde ayrılık kaygısının en yoğun olduğu aydır. Anne ile bebek birbirlerinden ayrılırken bebek anneyi bırakmak istemez. Bu normal bir gelişim özelliğidir, anlayışla karşılanmalıdır.
-Çocuğun istek ve duygularını sözel olarak dile getirebilmesi için ona model olunmalıdır ve çocukla düzgün, güzel konuşmaya özen gösterilmelidir.
-Çocukların sevdikleri nesneleri yakınlarında istemelerine saygı gösterilmelidir.
Leylek
Leylek leylek havada
Yumurtası tavada
Çağırın gelsin ot yesin
Ot yemezse et yesin
Karga
Karga karga gak dedi
Bin duvara bak dedi
Annem babam geliyor
Çifte mumlar yak dedi
Doç. Dr. Aysel KÖKSAL AKYOL
Ankara Üniversitesi, Ev Ekonomisi Yüksek Okulu
Çocuk Gelişimi Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
Özet
Bu çalışmada, okul öncesi eğitimde dramanın önemi, uygulama aşamaları, okul öncesi eğitimin amaçları ve temel ilkeleri üzerinde durulmuştur. Okul öncesi eğitimin amaçları ve ilkeleri doğrultusunda, okul öncesi eğitimde drama etkinliklerini planlarken ve uygularken dikkat edilmesi gereken durumlar vurgulanmıştır. Bu dönem çocuklarına verilecek eğitim hakkında bilgisi olmayan kişilerin çocuklara yararından çok zararının olabileceği belirtilmiş ve ayrıca 60-72 aylık çocuklara yönelik örnek drama etkinliklerine yer verilmiştir.
GiriÅŸ
Okul öncesi eğitim bireyin yaşamında önemli bir yere sahiptir. İstenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek için bu dönemde çocukların etkin bir okul öncesi eğitim almaları önemli olmaktadır. Okul öncesi yıllar boyunca bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihinsel, dil gelişimi büyük ölçüde tamamlanmaktadır. Bu dönemdeki gelişmeler yaşamın ilerideki yıllarında oldukça etkili olmaktadır ve okul öncesinde verilen eğitimle çocukların bütün gelişim alanları desteklenmektedir. Günümüzde önemi giderek artan okul öncesi eğitimde drama etkinliklerine yer verilmekte ya da drama bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Drama gün geçtikçe önemi artan bir alan olarak dikkat çekmektedir. Günümüzde okul öncesi eğitimden başlayarak üniversite ve lisans üstü eğitime kadar, bütün kademelerinde drama çalışmaları yapılmaktadır. Pinciotti (1993)’e göre, drama, çocukların spontan oyunlarında ortaya çıkan, katılımcıların sanatsal duyarlılığını, kendisi, başka insanlar ve dünya hakkındaki bilincini artıran ve hayal gücünü geliştiren bir öğrenme aracıdır (s:1). Drama kavramı bazen bir yöntem, bazen bir alan, bazen de bir disiplin olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda eğitim programlarında bir yöntem olarak kullanılmasının arttığı dikkati çekmektedir (Üstündağ, 1996:20; 1998:28).
Drama oyunun gücünü eğitimde kullanan bir alandır. Erken çocukluk döneminden itibaren yetişkinliği de içine alan bütün yaşam dönemlerinde oyuna eğilimleri vardır. Dramanın oyunsu özelliği, yaratıcı edimlere ve yaratıcılık süreçlerine uygunluğu dikkati çekmekte ve dramanın eğitimde kullanımı söz konusu olmaktadır. (Fleming, 1994:37; San, 1995:93-94)
Drama bir amaç ya da araç olarak kullanılabilir. Dramanın amaç olması, dramayı drama ile öğretmek anlamına gelir. Bunda amaç bireyin kişilik gelişimine yardımcı olmak, dramadan haz almayı sağlamak, iletişime yardımcı olmaktır. Dramanın araç olarak kullanılması, herhangi bir konunun drama yöntemiyle öğretilmesidir. Dramanın amaç ya da araç olarak kullanılmasını ise birbirinden ayırmak mümkün değildir. Sonuçta bir konunun drama yöntemiyle anlatılmasında da bir drama süreci vardır. Yaşanan bu drama süreci de doğal olarak yine bireyin kişilik gelişimine, dramadan haz almasına, iletişim becerilerinin gelişimine etki etmektedir (Sağlam, 1997:34).
Ömeroğlu Turan ve Can Yaşar (1999a) ise, çocuk oyunlarından ve benzer etkinliklerden yola çıkarak, değişik yaşam durumlarını canlandırma, olayları yeniden yaratıp irdeleme, bu yaşam durumlarından bilgilenme ve öğrenmeye geçme çalışmalarını drama olarak tanımlamaktadırlar (259). Drama çalışmalarına katılan bireyler, drama sürecinde durumları, olayları, ilişkileri keşfederek öğrenmektedirler. Katılımcılar gerçek dünyadaki bilgi ve deneyimlerini dramada hayali bir dünya yaratmak için kullanmakta ve dramada tasarladıkları durumları ve rolleri tanımlarken olayları ve ilişkileri incelemeyi öğrenmektedirler (O’Neil ve Lambert, 1991:11).
Drama ortamında katılımcılar yaratarak, geliştirerek ve yansıtarak kendilerini, arkadaşlarını, ailelerini ve içinde yaşadıkları gerçek dünyaya ait bir çok şeyi anlamaktadırlar. Çeşitli sosyal olayları inceleyerek insanların farklı koşullarda yaşadıkları, bu farklı koşullarda ne şekilde davrandıkları ile ilgili düşünmeye başlamaktadırlar. Farklı görüşler ortaya koyabilmekte, diğerlerine karşı kişisel görüşlerini tahlil edebilmektedirler. Bu da katılımcıları düşünce ayrılığı, tartışma ve çözüme götürmektedir (Fulford vd. 2001:2).
Bu çalışmada, drama çalışmalarının aşamaları, okul öncesi eğitimin amaçları ve ilkeleri ve bu amaç ve ilkeler doğrultusunda drama etkinliklerini planlarken ve uygularken dikkat edilmesi gereken durumlar üzerinde durulmaktadır. Ayrıca okul öncesi dönem çocuklarına yönelik drama, etkinliklerine ve eğitim durumlarına yer verilmektedir.
Dramada uygulama aşamaları ısınma, oyun ve rahatlama ve değerlendirme olmak üzere üç grupta incelenebilir.
Isınma çalışmaları oyuna katılma isteÄŸini artırmakta, grubun birbirine, oyunlara, dramaya ısınmasını ve rahatlamasını saÄŸlamaktadır. Bedensel ve düşünsel hazırlanmaya yönelik etkinliklerden oluÅŸan ısınma çalışmaları katılımcıları doÄŸaçlama yapmaya hazırlamaktadır (Öztürk, 1999:77; ÖmeroÄŸlu Turan ve Can YaÅŸar, 1999b:95; Okvuran, 2001:23). (daha fazla…)