Yazan: Meral Kısa

Çocuklar yaptıkları resimlerle iç dünyaları, gelişimleri ile ilgili bir çok bilgi verirler, yaptıkları resimler kendi gelişimleriyle orantılı olarak gelişir. İlk olarak kalemle gelişi güzel anlamsız çizgiler çizerler 2 yas civarında el göz koordinasyonun gelişmesiyle birlikte kontrollü karalama donemi baslar, 3 yas civarında yaptıkları karalamalara isimler vermeye başlarlar renkler gelişi güzel kullanılır. Karalama döneminde çocuğun resmine müdahale edilmemeli düzeltilmemelidir zamanla kendi gelişimine paralel olarak resim çizme yetene gide gelişecektir. 5-6 yas döneminde kendi duygu ve düşüncelerini anlamaya başlamasıyla duygularını resimlerine yansıtırlar. 7 yasından sonra çizgileri nesneleri sembolize etmek için kullanırlar, nesneler gerçek büyüklüğünden çok çocuk için anlam derecesine göre çizilir, renk seçimini nesnelere uygun yapmaya başlarlar. Ayni zamanda çocukların resimlerinde kullandıkları renklerle kişilik yapıları arasında bağlantı olduğu görülmüştür.

 

Bazı öğrencilere; “En çok beğendiğin renk hangisi?� sorusu sorulduğunda;

“Mavi, çünkü benim gözlerim mavi. Deniz ve gökyüzü gibi�

“Mavi, çünkü o da kendim gibi canlı�.

“Yeşil, çünkü bana şekerleri hatırlatıyor�

“Pembe, beni iyi hissettiriyor�

“Kırmızı, çünkü, sıcak, solmayan bir renk�

“Siyah, beni üzgün, soğuk, yavaş, ölü gibi hissettiriyor�

“Gri, çünkü, kamyonun çarptığı bir kedim vardı�

“Kırmızı ve maviyi daha çok seviyorum. Çünkü gözünüze çarpıyor, ÅŸimÅŸek gibi parlıyor.”

gibi ilginç cevaplar alinmiş.

Rosa Alschuler ve La Berta Hartwick 150 çocuğu kapsayan bir araştırma yapmışlar, yapılan araştırmaya göre kırmızı, duyguları etkileyen tahrik edici bir renk olduğundan dolayı en çok tercih edilen rengin kırmızı ve tonları olduğu saptanmış. Mavi, kontrollü, turuncu, arkadaşlık, sempatiklik ve hayali duygularının ön plana çıktığı, siyah rengin ise korku ve heyecan gibi tepkilerin yoğunluğuna işaret ettiği görülmüş.


9-12 yas arası nesneleri gerçek büyüklüğünde çizer, resimde bir kompozisyon vardır ancak yakınlık uzaklık hataları gölge oyunları görülmez. 12-14 yasları arasında ise nesnelerin oranlarını, boyutlarını, derinliklerini yansıtır bazı çocuklarda bu donemden sonra resim yapma isteği kaybolur.

Çocuklarla yaptıkları resim üzerinde konuÅŸulması yaptığı resimlere ve kendisine deÄŸer verildiÄŸinin bir göstergesi olacaktır bu da çocuÄŸun özgüveninin oluÅŸmasında özgür yaratıcı düşünmesinde faydalı olacaktır. ÇocuÄŸun resimleri hakkında sorular sorarken mümkün olduÄŸu kadar acık uçlu sorular sorulmalıdır “Bu kız sencisin?” seklinde soracağınız kapalı uçlu bir sorunun cevabi “evet” veya “hayır” olacaktır çocuÄŸun kendi duygularıyla ilgili cevap almak zorlaşır. “Bu kim?” seklinde sorulan bir soruyla birlikte alacağınız cevap çok daha açıklayıcı olacaktır. ÇocuÄŸa yetiÅŸkin gibi davranılmalı, resimleri hakkında konuÅŸulmalı ama hiçbir zaman sorgulanmamalı, yetiÅŸkinin çizdiÄŸi resim özelliklerinde çalışmalar beklenilmemelidir.

Çocuğun yaptığı resim hakkında konuşmanın yani sıra resimde kullandığı çizgilerde duygusal durumu hakkında birçok ipucu verir. Bütün sayfayı kaplayan büyük resimler veya sayfanın çok küçük bir kısmini kaplayan resimler iç konsol zayıflığı, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, saldırganlık, ürkeklik, benlik saygısı düşüklüğü, içe donukluk gibi durumlarda anlamlı olabilir. Bazı beden kısımlarının abartılı veya küçük çizilmesi de anlamlı olabilir. Örneğin, basın abartılı veya küçük çizilmesi zihinsel acıdan kendini yetersiz gören çocuklarda, ağzın abartılı veya küçük çizilmesi konuşma ve dil problemi olan çocuklarda, bağımlı çocuklarda, göz bebeği olmadan çizilen resimler göz problemi olan çocuklarda, güvensiz ve şüpheci çocuklarda, ayakların abartılı veya küçük çizilmesi güven isteği olan veya kaygılı çocuklarda, burunun abartılı veya küçük çizilmesi solunum güçlüğü çeken çocuklarda veya kuşkucu çocuklarda görülür.

Bazı beden kısımlarının unutulması veya belirsiz olması da anlamlı olabilir.Ellerin eksikliği güvensizlik, çevreye uyumda güçlük, kolların eksikliği güvensizlik güç ve kuvvet azlığı, bacakların eksikliği çocuğun kendini desteksiz hareketsiz algılaması, ayakların eksikliği kendine güvensizlik, burunun eksikliği benlik saygısı düşüklüğü, gizin eksikliği ilişki kurmada zorluk yasayan çocukların resimlerinde görülmüştür.